LaNeTLi FoRuM © Paylasmayı Sevenlerin Adresi
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 ßir Şizofrenin Aşkı

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
DaRk Love
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 29
Nerden : cheNnemiin dißiindenn..!! qeLcennmi??
Kayıt tarihi : 28/07/08

MesajKonu: ßir Şizofrenin Aşkı   Ptsi Ağus. 25, 2008 2:51 pm

Babam öleli 12 yıl olmuştu ve ben 20 yaşına geldiğimde babasız olmanın acısını artık çok daha iyi anlıyordum. Annemle birlikte küçük ama mutlu bir dünya kurmuştuk kendimize. Mevsimlerden bahardı, sokaklarda parklarda dolaşıyordum. Bu bahar daha bir coşkulu hissediyordum kendimi. Birçok arkadaş edinmiştim. Mehmet, Can, Can’ın Kuzeni Merve ve daha birçoğu… Her gün belirli saatlerde buluşup eğlenceli dakikalar yaşıyorduk. Onlarla o kadar çok eğleniyordum ki artık işe bile gitmiyordum.
Yine işe gitmediğim bir günde yalnız başıma dolaşırken arkadaşlarımla her zaman oturduğumuz parkta gördüm onu. O kadar güzeldi ki… Bir süre çevresinde dönüp beni fark etmesini umdum ama bana hiç bakmıyordu. Tam umutsuzluğa kapılmak üzereyken son bir cesaretle yanına yaklaştım ve “Oturabilir miyim?” diye sordum. Deniz mavisi gözleriyle bakıp, küçük bir tebessümden sonra “Oturabilirsiniz” dedi. Kalbim heyecandan deli gibi çarpıyordu. Ne söyleyeceğimi bilemiyordum. Sonra kısık bir sesle, “Adım Alper”, diyebildim. Bana dönüp “Ceren” dedi. Bir süre sohbetten sonra telefonlarımızı birbirimize verip ayrıldık. Akşam olanları anneme anlattım. Annem gözlerimdeki mutluluğu fark edince çok sevinmişti.
Arkadaşları davet ettim
İlerleyen günlerde Ceren ile daha sık görüşür olduk. Zaman ilerledikçe ona daha çok bağlanıyordum. O hayatıma girdikten sonra işe gitmeye başlamış, diğer arkadaşlarımla da daha az görüşür olmuştum. Arkadaşlar sitem edince kendimi affettirmek için onları akşam yemeğine davet ettim ve hazırlık yapmak için erkenden eve gittim. Anneme arkadaşlarımın geleceğini ve güzel bir yemek için hazırlık yapmamız gerektiğini söyledim. Akşam gelip çatmıştı. Kapı çaldı, hemen koşup açtım. Arkadaşlar gelmişti. Onları salona alıp sofrayı hazırlamak için mutfaktaki anneme yardıma gittim. Sofra hazırlandıktan sonra salona geçip onları içeri çağırdım. Arkadaşlarımı masaya alırken annemin bakışlarındaki korku ve şaşkınlık ifadesini hiç anlayamamıştım. Tam arkadaşlarımı anneme tanıtıyordum ki annem büyük bir feryatla masadan ayrılıp gitti. Olanları bir türlü anlayamıyordum. Arkadaşlardan özür diledim ve yemeğe başladık. Yemeğin ve sohbetin ardından arkadaşlar gitti. Annemin odasına gidip olanları sorduğumda hiç cevap vermedi. Sadece yüzüme bakıp ağlıyordu.
Eve gelen misafir
Aradan 3 ay geçmişti. Arkadaşlarla ve özellikle Ceren ile görüşmelerimiz iyice sıklaşmıştı. Bir akşam anneme sözü Ceren’den açıp onunla birbirimizi ne kadar çok sevdiğimizi ve evlenmek istediğimizi anlattım. Annem mutlu olmamdan gülüyordu ama gözündeki acıyı ve korkuyu hissedebiliyordum. Öbür gün iş dönüşü eve geldiğimde bir misafir vardı. Tanıştık ve annem o ara kayboldu. Bu kişi bana tuhaf sorular sorup durdu. 1–2 saat oturduktan sonra annem gelip misafiri yolcu etti. Anneme gelenin kim olduğunu sordum da doktor olduğunu söyledi. “Yoksa hasta mısın?” dedim. Annem doktorun benim için olduğunu ve sadece genel bir kontrol yaptırmak istediğini söyledi. Sabah erkenden kalkıp hastaneye gittik be birçok testten geçirildim. Birkaç saat sonra doktor gelip hiçbir şeyimin olmadığını söyledi ve annemi odasına çağırdı. Akşam eve geldiğimde annemin gözleri ağlamaktan şişmişti. Ne olduğunu sorduğumda, “Bir cenazeye gittim, çok etkilendim,” dedi.
Artık Ceren ile hemen hemen her gün görüşüyorduk. Her geçen gün ona olan aşkım içimden taşacak gibi oluyordu. Eve erken döndüğüm bir gün misafirler olduğunu gördüm. Kimse beni fark etmedi mutfağa gidip atıştırırken ister istemez konuşulanlara kulak misafiri oldum. Konu bendim ve annemin niye üzgün olduğunu o an anladım. Meğer ben şizofreni hastasıymışım. Adını bile daha önce duymadığım bu hastalık benim hayal aleminde yaşamama neden oluyormuş. Misafirler gidene kadar ortaya çıkmadım. Annem olanları geçirince beni arkasında gördü ve “Bir şey duydun mu?” der gibi yüzüme bakıyordu. Ona, “Her şeyi duydum,” dedim. Kadıncağızın gözleri dolmuştu ve bana sarılarak ağladı. Ona üzülmemesini ve kendimi çok iyi hissettiğimi söyledim ama gerçekten korkmuştum. Bana arkadaşlarımı davet ettiğim gün hasta olduğumu anladığını söyledi. Annemin anlattığına göre benim hiç arkadaşım yoktu. Eve davet ettiğim kişiler tamamen hayal ürünüydü. Annemin hazırladığı sofrada sadece ben oturmuştum ve sanki arkadaşlarım varmış gibi saatlerde o hayali varlıklarla konuşmuştum.
Ya Ceren de hayalse?
Hiçbir şey umurumda değildi. Her şey, bütün bir dünya hayal olabilirdi ama Ceren… Ya oda hayalse? Bu ihtimal beni delirtmeye yetiyordu. Annem birçok ilaç getiriyor, bunların rahatlamam için olduğunu söylüyordu. Ama ben zaten rahattım. İşten ayrıldım ve aradan 3 gün geçtikten sonra dışarı çıktım. Her zaman gittiğimiz parka gittim. Arkadaşlar yine oradaydı. Aslında belki oradan hiç ayrılmamışlardı. Onlarla konuşurken parktaki diğer insanların alaylı alaylı güldüğünü fark ettim. O gülen insanlara, “Siz gerçek değilsiniz!” diye bağırdım. Ama onlar sadece gülüyordu. Peşimi bırakmalarını söyledim. Nereye gidersem onlarda benimle beraberdi. İlaçlar beni iyice dağıtmıştı. Düşüncelerimi toplayamıyordum. Arkadaşlar da yavaş yavaş benden uzaklaşıyordu. Ceren’i aramaktan korkuyordum. Çünkü ararsam Ceren diye birinin hiç var olmadığını anlayabilirdim. Bir gün dayanamayıp aradım ve her zamanki yerimizde buluştuk. Ona bir yandan başıma gelenleri anlatırken diğer yandan çevredeki insanlara bakıyordum. Yüne bana gülmelerinden korkuyordum. Eğer gülüyorlarsa bu Ceren’in hiç olmadığını gösterecekti. Evet, çevredeki insanlar yine alaycı bir şekilde bakıyordu ama gülmüyorlardı. Ceren olayı beni gün geçtikçe bitiriyordu.
Hoşgeldin güzel kızım!
Bir gün anneme Ceren’i eve getireceğimi söyledim. Annemin gözleri kocaman oldu. Yine bir hayali eve getireceğimden korkuyordu. Ama ben kendime güveniyordum. Ceren bir hayal değil, gerçekti. Annem isteksiz de olsa benim ısrarımla kabul etti. Öbür gün Ceren’le buluştuk ve ona, “Seni biraz sonra anneme götüreceğim,” dedim. Ceren çok telaşlandı. Hazırlık yapmadığını söyledi ama ben ısrar edince kabul etti. Artık geri dönüş yoktu. Biraz sohbetin ardından eve doğru yola koyulduk. Sokağa gelip eve yaklaştığımızda son bir kez kulağına eğilip, “Seni çok seviyorum,” dedim. Eve geldik, kapıyı çaldım. Annem açtığında ben önden girip ayakkabılarımı çıkardım ve Ceren’i işaret ederken kalbim duracaktı sanki. Annemin gözlerindeki yaşı görünce olduğum yerde yığıldım. Demek yine hayaldi… Ama annemin ağzından çıkan şu kelimeler benim için o an bir dua kadar kutsaldı; “hoş geldin güzel kızım........

_________________

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://lanetli.yetkinforum.net
 
ßir Şizofrenin Aşkı
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
LaNeTLi FoRuM :: (¯`·.(¯`·.(¯`·. AŞK .·´¯).·´¯).·´¯) :: Aşk Hikayeleri, Aşk Üzerine Sohbetler-
Buraya geçin: